Tala Yılan Yağı ve Şampuanı ile Kelliğe Son
Güçsüz ve zayıf saçları güçlendirir. Çabuk ve hızlı uzamasını sağlar. Irsi
olmayan dökülmelerde saçların yeniden çıktığı, ırsi dökülmelerde önce tüylenme
olduğu ve zamanla saç çıktığı gözlenmiştir. Mevcut olan saçların dökülmesini
önler.
Bu ürün tamamen doğaldır. İçeriği bitkisel olarak güçlendirilmiştir. Bu ürün
ile saç dökülmesi gibi sorunlardan kurtulduğunuz gibi daha önce kaybettiğiniz
saçlarınıza çok kısa sürede kavuştuğunuzu göreceksiniz. Ürün diğer ürünler gibi
zaman harcatmadan uygulanır.
Zaman kaybetmeden ve zahmetsizce kayıp ettiğiniz saçalara kavuşmak istemez
misiniz? Cevabınız evet ise lütfen şimdi siparişinizi verin.
Bu
ürünün başarılı kullanıcıları arasında sizde yerinizi alın.
Erkek Tipi Saç Dökülmesi, erkeklerdeki en yaygın saç dökülmesi
tipidir. Erkek tipi saç dökülmesinde başınızın tepe kısmındaki ve şakaklardaki
saçlarınız cılızlaşmaya başlar. Zaman geçtikçe şakaklardaki saçlar daha da
geriler, sadece başın ön kısmın ortasında saç kalır ve tepe kısmında giderek
daha da kelleşen bir bölge ortaya çıkar.
Daha sonra başın ön ve tepe kısımlarında saçların döküldüğü bölgeler yan yana gelir ve başın tepe kısmı iyice kelleşir. En sonunda tek geriye kalan başın yan taraflarında ve arkasında kalan saç sınırıdır. Erkek tipi saç dökülmesi birçok erkek için istenmeyen ve stresli bir deneyimdir.
Bu durum, bazı erkeklerde yirmili yaşların başında ortaya çıkar. Erkek tipi saç dökülmesi (androgenetik alopesi) 25 yaşına kadar erkeklerin %25 'ini, 40 yaşına kadar %40'ını, 50 yaşına kadar %50'sini etkileyen ve erkeklerde en sık rastlanan saç dökülmesi tipidir.
Kadınlarda
Saç Dökülmesi; Araştırmalar, saç dökülmesinin
kadınlarda da görüldüğünü, 20 yaşın üzerindeki her kadının,
yaşamının herhangi bir döneminde saç dökülmesi nedeniyle tıbbi
yardıma ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Son yıllarda tıbbi küf olarak
tanımlanan özel bir küfün ise özellikle kadınlarda sık görülen
hormonalolmayan saç dökülmelerinde son derece etkin bir tedavi aracı
olduğunu gösteren güvenilir çalışmalar var.
Dışarıdan yapacağınız çabalardan sonuç alamazsınız. Saç bakımı ürünleri saçın yıpranmış görüntüsünde kısa süreli değişmeler dışında pek yarar sağlamazlar. Bu ürünlerle saçlarınızı daha temiz ve bakımlı tutabilir, dış etkilerin oluşturduğu yıpranmanın sonuçlarını bir süre gizleyebilirsiniz; Yada Yılan Yağını deneye bilirsiniz.
Paketinizi ertesi gün kurye veya motorlu kurye ile elinize ulaştıralım. Saçınızda güvenle kullana bileceğiniz bu ürünü sizin için ithal ediyor.
Sağlığınız İçin Ucuz Taklitlerinden Sakının, Her türlü bilgi için bizi arayın size yardımcı olalım.
Tala Yılan Yağı'nın Kullanımı:
- Sorunlu bölgeye masaj yaparak uygulayınız.
- 30-45 dakika beklettikten sonra duru su ile yıkayınız. Haftada 2-3 defa uygulanabilir.
- Yılan Yağı şampuanı ile kullanımı tavsiye edilir.
- %100 doğal bir ürün ve yan etkisi yoktur.
Tala Yılan Yağı 20 cc.dir
Tala Yılan Şampuanı'nın Kullanımı
Saçınızı duru su ile ıslattıktan sonra 2-3 dakika masaj yaparak uygulayınız. Birkaç dakika saçınızda beklettikten sonra bol su ile durulayınız. En iyi sonuç için Yılan Yağı ile birlikte 1-2 ay düzenli kullanım tavsiye edilir.
Saçlarınız artık dökülmesin! Yılan yağı tamamen doğaldır. İçeriği bitkisel
olarak güçlendirilmiştir. Bu ürün ile saç dökülmesi gibi sorunlardan
kurtulduğunuz gibi daha önce kaybettiğiniz saçlarınıza çok kısa sürede
kavuştuğunuzu göreceksiniz. Ürün diğer ürünler gibi zaman harcatmadan uygulanır.
Zaman kaybetmeden ve zahmetsizce kayıp ettiğiniz saçalara kavuşmak istemiz
misiniz? Cevabınız evet ise lütfen şimdi siparişinizi verin. Bu ürünün başarılı
kullanıcıları arasında sizde yerinizi alın. Lütfen kullanıcı yorumlarını ve
resimlerini inceleyiniz.
Lütfen bu uyarımızı dikkate alıp tanıdığınız diğer kullanan kişilere iletiniz.
Saç dökülmesi sadece yüz yılımızdaki insanların sorunu değildir. Saç dökülmesi insanları neredeyse var oluşlarından beri etkilemiş ve insanlar bu soruna karşı çare olabilecek her yolu denemişler. Ancak son yüzyılda saç dökülmesi erkeklerin ve de kadınların çok önemli kozmetik sorunlarından biri olmuştur. Güzel bir saç, gençliğin, canlılığın, başarı ve sağlığın sembolüdür.

Tarihte kelliğinden utanan, bunu sorun haline getirip, kelliğini gizlemenin yollarını arayan ünlülerle doludur. Örneğin Roma'nın Julius Caesarı, dökülmüş saçlarını gizlemek için neler yapmamış ki? Caesar, kafasının ön tarafındaki bir kısmı çıplaklaşmış, bir kısmının da örtüsü seyrelmiş saç derisini gizlemek için yanlardaki ve arkadaki uzun saçlarını öne doğru getirip saçsız bölgesini gizlemeye çalışırmış. Caesar'ın, defneyapraklarını da, zafer tacı olarak takmaktan öte, kelini gizlemek için taktığı söylenir. Mısır kraliçesi Kleopatra da saç azalması sorununu az çekmemiş; saçlarını gürleştirmek için birçok formülü kendisine uygulamış. Kelliğini kendine sorun etmiş ünlülerden bir diğeri de önce İngiltere sonra da Fransa kralı olan 8. Louis. O kelliğini gizlemenin bir yolu olarak farklı bir giyim tarzı geliştirmiş. Hatta onun peruklu kıyafeti yeni dünyanın İngiliz mahkemelerinde hâlâ kullanılıyor.
Kelliğe karşı tıbbi anlamda çare arama yani saç dökülmesinin tedavisine
yönelik ilaç önermeleriyse ilk kez eski Mısır'da olur. Mısır tıbbı M.Ö. 2900
yılına kadar uzasa da en iyi bilinen ve en önemli ilaçlarla ilgili kayıt, M.Ö
1500 tarihli Ebers papirüsünde bulunur. Ebers papirüsünde timsah ısırığından
böcek sokmalarına, kalp rahatsızlıklarından kelliğe kadar pek çok soruna karşı
önerilen 800'den fazla reçetenin yanı sıra 700 ilacın da adı geçer. Bu papirüste
kelliğe karşı önerilen karışımlardan biri, demir, kırmızı kurşun, soğan, kaymak
taşı ve bal karışımının yutulmasıdır. Yine reçine ve balmumu karışımının da
kelliğe karşı kullanılabileceği belirtilir. Ancak siz siz olun sakın ola ki bu
yöntemlerle saçlarınızı artırmaya çalışmayın.
M.Ö 420 yılında Hippocrates de kelliğe karşı bir reçete önerir. Eski Yunan'da
yaşamış ve tıbbın babası kabul edilen Hippocrates reçetesi şöyle: Afyon,
karaturp (yaban turpu), güvercin dışkısı, pancar ve çeşitli baharatların
karıştırılıp kafa derisine uygulanması. Ancak Hippocrates'in başına sürdüğü
merhem sonuç vermemiş. Öyle ki kelliğin en aşırı biçimlerine "Hippocrates"
kelliği denmiş. 1800'lere gelindiğinde, saç kaybının tedavisinde kullanılacak
yüzlerce karışım çarşı pazarda satılır. Örneğin, alkol, su ve gıda boyası, bu
karışımlardan biridir. Günümüz de ise Doğal ürünlerden kozmetik ürünlere,
Kimyasal ürünlerden Saç Cerrahisine kadar pek çok tedavi yöntemi
kullanılmaktadır.
Saç dökülme nedenleri
Saç dökülmesinin ana nedeni dihidrotestosteron (DHT) dur. Diğer nedenleri;
Yetersiz beslenme,
Stres,
Foliküllerdeki inflamasyon ve oksidasyon,
Otoimmün hastalıklar,
Hormonal değişiklikler,
Doğum öncesi ve sonrası,
Menopoz, beslenme bozuklukları,
İlaçlar,
Şok diyetler,
Mevsimsel değişiklikler
Genetik yatkınlıktır,
Yanlış kozmetik uygulamalar
Saç Dökülme Türleri:
1- Androgenik alopesia (AGA)
Kadın ve erkeklerde ortaya çıkan fizyopatolojisi tam olarak aydınlatılmamış bir
tür saç kaybıdır. Saç kaybının en sık sebebi androgenetik alopesidir. Diğer
adıyla erkek tipi saç dökülmesi olarak bilinir. Tüm dünyada (erkekler %90-95 ve
kadınlarda %50) en sık rastlanan saç dökülmesi tipidir.
a- Androgenetik dökülmenin sebebi
Androgenetik alopesia genellikle ergenlik döneminden sonra ortaya çıkan genetik
olarak da yatkın olan kişilerde ve öncelikle alın bölgesindeki saç çizgisinin
çekilmesi ile sonrada tepe bölgesinin incelip açılmasıyla ortaya çıkan durumdur.
Tüm saçlı deriyi kaplayabileceği gibi, büyük sıklıkla şakaklar ve ense bölgesini
etkilemez. Buna neden olan Dihidrotestosteron (kötü testosteron) adlı hormondur.
DHT bir androgen hormon olan ve erkeklik hormonu olarak bilinen testosterondan
oluşur. Testosteronun saç foliküllerine zararlı bir etkisi yoktur. Saç dökülmesi
testosteron hormonunun 5 alfa redüktaz enzimi tarafından daha aktif olan
Dihidrotestesteron'a (DHT) dönüşümü ile olmaktadır.
b- Androgenetik dökülmenin mekanizması
Saçlı deride iki tür kıl folikülü bulunmaktadır. Tepe bölgesindeki saç
folikülleri andogenlerden etkilenir. Ensedeki ve yanlardaki saç folikülleri
androgen hormonlarından etkilenmezler. Testosteron 5 alfa redüktaz enziminin Tip
I ve Tip II izoformlarının etkisiyle DHT'ye dönüşür. DHT saç folikülleri
üzerindeki reseptörlere bağlanarak bir dizi metabolik olay başlatır. Anagen evre
kısalır, telogen evreye geçiş hızlanır, folikülde daralma meydana gelir, kalın
saçlar tüysüleşir. Bu olayların sonucunda saç dökülmesi ortaya çıkar. Genetik
yapı, hormonlar ve yaşlılık Erkek tipi saç dökülmesi üzerine etkili
faktörlerdendir.
c- erkek ve kadın arasındaki fark
Androgenetik saç dökülmesi hem erkekleri hem de kadınları etkileyen ortak bir
sorundur. Ancak erkeklerde kadınlardan çok daha sık görülür. Erkelerin
%90-95'inde görülürken kadınların %50'sinde görülmektedir.
2-Telogen effluvium
Telogen effluvium uzun süren bir periyod boyunca saçın yaygın olarak incelmesi
ve dökülmesidir. Genellikle bir kaç ay öncesinde neden olabilecek bir dış etmen
olabilir. Çoğu zaman bu tarz saç dökülmelerine neden olabilecek etmenlerle
hayatımız boyunca hepimiz karşı karşıya gelmekteyiz. Bazen gribal enfeksiyon ve
üzüntü bile saçlarımızın dökülmesine neden olabilir.
3-Alopesi Areata
Alopesi Areata (saç kıran), nedeni henüz tıpta belirlenememiş olan, vücudun
kendi savunma mekanizması ile ilgili sorunlardan kaynaklandığı düşünülmektedir.
Hastalığın genetik bilgilerle ilintisi olduğu ispat edilmiş olmasına rağmen ilk
yamanın oluşmasına sebep olan ateşleyici etkenin vücuda giren bir virüs mü yoksa
savunma mekanizmasına bağlı bir bozukluk mu olduğu henüz aydınlatılamamıştır.
Vücut saç foliküllerini tanımaz ve onlara saldırır. Hastalarsa hastalık nedenini
sıklıkla stres ve kaygıya bağlarlar. Hastalık, ani olarak saç derisinde hiç iz
bırakmadan ve birden bire vücudun verdiği bir sinyalle, saç hücrelerindeki
aktivitelerin durmasına bağlı saçsız kalan yamalar ( 2-3 cm çapında madeni para
büyüklüğünde) şeklinde başlar. Hastalık, eğer bütün saç derisindeki saçların
kaybına yol açmış ise Areata totalis, bütün vücuda yayılmış ise Areata
universalis adını alır.
4-Difüz Alopesi
Kafa derisinin her tarafında yayılmış vaziyette dökülme olur. Difüz Alopesi,
çeşitli ateşli hastalıklar (anjin, tifo veya frengi), enfeksiyonlar, ilaçlar,
hormonlar, hamilelik gibi pek çok nedenle meydana gelebilir. Hastalık saç
derisinin geneline hakim olduğu için ileri evrelere dek fark edilmeyebilir.
Genellikle Telogen effluvium ile seyreder.
5-Anagen effluvium
Anajen effluvium radyasyona veya bazı kimyasal maddelere temas sonrası meydana
gelen ani saç dökülmesine verilen addır. Bu tip saç dökülmesi en çok kanser
hastalarına uygulanan kemoterapi veya radyoterapilerden sonra görülmektedir. Bu
vakalarda saç kökleri dinlenme evrelerini atlar ve maruziyeti takiben 1-3 hafta
içinde ani saç dökülmesi meydana gelir. Kemoterapinin neden olduğu anagen
effluvium çoğunlukla geri dönüşümlüdür. Ancak radyoterapi kaynaklı saç
dökülmelerinde geri dönüşüm hemen hemen imkansızdır.
6- İlaca bağlı saç dökülmesi
Kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar, yüksek A vitamini kullanımı, bazı
retinoidler ve bazı doğum kontrol hapları saç dökülmelerine sebep olabilir. Bu
dökülmeler genellikle ilaç kullanımının son bulmasıyla saç dökülmesi de
sonlanır.
7-Stres ve saç dökülmesi
Başlı başına stres de genel saç dökülmelerine sebep olur. Kişi psikolojik
sıkıntılarını kişisel ya da ailesel sorunlarını bir dermatolojik problem halinde
yansıtabilmektedir. Saç dökülmesi ve stres arasında iki çeşit ilişki söz
konusudur: Birinci ilişki nörotik bir ruhsal yapının desteklediği görünürde
organik bir neden olmaksızın stresin körüklediği saç dökülmeleri oluşabilir.
Bunun altında yatan esas olay psiko-nöroendokrin sistem ile immun sistem
arasındaki karmaşık etkileşmedir. İkinci ilişki ise saç dökülmesi sonucu oluşan
görünüme karşı kişinin geliştirdiği psikolojik reaksiyonlardır. Saç dökülmesi
kişide vücut imajını zedeleyecek bireysel, psikolojik bozukluklara ve hatta
psikososyal olumsuzluklara yol açabilmektedir. Çözümlenmeyen psikolojik baskılar
kılcal damarların daralmasına sebep olarak kan dolaşımını yavaşlatır.
Beslenemeyen saç hücreleri de buna bağlı olarak aktivitelerini yavaşlatır ve saç
dökülmeye başlar. Saçı dökülen insanlarda yapılan çeşitli psikolojik ölçümler
benlik duygusu, vücut imajı, öz saygı, kendine güven gibi duyguları etkilediği
ortaya çıkmıştır.
8- Yanlış uygulamalar
Saça uygulanan kimyasal maddeler ve kozmetik ürünler saç ve saçlı deride
istenilmeyen ve kalıcı olabilen hasarlara yol açabilir.
- Saçı temizlemek için kullanılan şampuanlar: Piyasada var olan birçok
şampuan türü farklı şekillerde formüle edilir ve ticari olarak normal, kuru,
yağlı, harap olmuş saçlar ve boyalı saçlar için formüle edilmiş olarak
satılırlar. Yağlı saçlar için kullanılan şampuanlar eğer günlük olarak
kullanılırsa saçta kurumaya yol açarlar. Bazı ürünlerin içindeki maddeler saçlı
deride irritasyon veya alerjik dermatite neden olabilir. Ayrıca ikisi ( krem
şampuan) bir arada olan ürünler saçlara zarar verebilir.
- Saç Boyaları: Tedrici renklendirme yapan saç boyalarının kontak
dermatit yapma özelliği azdır ancak sert, kırılgan, cansız saça neden
olduklarından zararlı olabilirler. Saçın aminoasit bağlarına zarar verirler.
Ayrıca saçta kalan metal artıkları kalıcı boya ve perma solüsyonunun
uygulamasını zorlaştırır. Böyle bir uygulamada yapılırsa saçın kırılmasına neden
olur. Kalıcı boyalar saç şaftına oldukça zarar veren bu işlem sonucunda saç
gövdesinden ağırlık kaybı olur ve böylece saç zayıflar ve kırılabilir hale
gelir.
-Saçı şekillendirmek için, saçın taranması, fırçalanması, jel, sprey, köpük
sürülmesi gibi işlemler yapılmaktadır. Saçın arka bölgeye sıkı bir şekilde
toplanması ya da kıvırarak saçın düzleştirme çabası ile sıkça taranması saç
dökülmesine neden olabilir.
-Masaj yapılması, saçı şekillendiren sprey, jel, parlatıcı gibi maddelerin aşırı
kullanımı saç şaftında şişliklere yol açan ve boncuk saç diye tanımlanan bir
durum yaratabilir.
-Sıklıkla kadınlarda, saçları sıkıca bağlama ve benzeri uygulamalar da saç
dökülmesine neden olabilir.



